Bitmeyen Özlem

Atamızı Sevgi, Saygı ve Hasretle Andık

10 Kasım 1938'de bedenen bizlerden ayrılan ama fikirlerini ve ilkelerini hep yaşattığımız, Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ü anma töreninde yoğun duygular yaşadık.

Türk ulusunu uçurumun kenarından çekip kurtaran, laik ve demokratik Cumhuriyet’i kuran,  Türkiye’yi çok kısa zamanda çağdaş ve modern bir ülke haline getiren reformları hayata geçiren ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ölümünün 81. yıl dönümünde öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve kalabalık bir veli topluluğunun katıldığı törenle anıldı.

Atatürk’ün Sesiyle Karşılanmak

Saat 8.30’dan itibaren yakalarındaki siyah kurdeleli Atatürk rozetleriyle bahçeyi doldurmaya başlayan öğrencilerimiz Atatürk’ün sesi karşıladı. Atatürk’ün yaptığı çeşitli konuşmalar sırasında yapılan ses kayıtları okulumuzun tarihi avlusunda yankılanıyordu. Bu yıl 10 Kasım’ın pazar gününe denk gelmiş olması sebebiyle töreni izlemek ve Atatürk’e saygılarını sunmak üzere çok sayıda veli de okula gelmişti.

Saat 09.00’da önce, Okul Müdürümüz Pierre Gentric, Türk Müdür Başyardımcımız Serhat Yalamanoğlu, ardından tüm öğrenciler adına iki Lise 4 sınıfı öğrencimiz, Saint Benoîtlılar Derneği temsilcisi ve Okul Aile Birliği Başkan ve üyeleri Atatürk büstüne çelenk koydu. Saat tam 09.05’de çalmaya başlayan, gemi ve sivil savunma sirenleri ile otomobil kornalarının eşliğinde saygı duruşuna geçildi. İstiklal Marşımızın söylenmesinin ardından Okul Müdürümüz M. Gentric günün anlamına dair konuşmasını yaptı. M. Gentric Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle’ün Atatürk hakkındaki sözlerinden alıntı yaptı:

“Yüzünü, konuşmalarını, ve bakışlarını hayal ederken  mutluluk duyduğumuz büyük bir diplomatın veya ünlü bir komutanın hayatını okurken kendi kendimize şöyle diyoruz: Onu görebilmek ve tanıyabilmek çok iyi olurdu.

Yıllar içerisinde büyük diplomat, büyük asker ve ülkesinin kaderini yöneten büyük yenilikçi Kemal Atatürk’ün hayatını coşkuyla öğrenecek olan çocuklarımız da, hiç şüphe yok ki, bizim gibi düşünecekler.”

Demokrasiye Ulaşma Çabası

Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatının sonuna dek amacının demokratik bir rejime geçmek olduğunu belirten M. Gentric, Atatürk’ün bunu gerçekleştirmek için mücadele verdiğini, aklı dogmadan, dini siyasetten, maddiyatı maneviyattan ayırmaya çalıştığını, Türkiye’nin kurumlarına, örf ve adetlerine akılcı ve yeni bir biçim vermeye çalıştığını anlattı. Atatürk’ün Türk Halkının demokrasiye ulaşması için çalıştığını söyleyen M. Gentric sözlerini Atatürk’ün 10. Yıl Nutkundan bir bölümü onun kendi dinleterek sonlandırdı.

Esir ve Sömürülerek Yaşanmaz!

Türk Müdür Başyardımcısı Serhat Yalamanoğlu da yaptığı konuşmada Atatürk’ün sorunlu bir coğrafyada barış ve refah içinde yaşanabilen bir ülke yaratma gayretine dikkat çekti: Atatürk, ne kendisine ne de omuz omuza mücadele verdiği halkına işgal altında esir ve sömürülerek yaşamayı asla layık görmedi. Mimarı olduğu laik ve demokratik cumhuriyet rejimi ile baskı ve gericiliğin esiri bir yaşam tarzını bu vatan topraklarından söküp atmış, yolunu diğer Ortadoğu devletlerinin ve halklarının yolundan kesin bir biçimde ayırmıştır. Artık bunun geri dönüşü yoktur. Naçiz vücudu toprak olmasına rağmen sağlam temeller üzerine oturttuğu Cumhuriyet sapasağlam ayakta duruyor, onun dediği gibi dünya durdukça da payidar kalacaktır.”

Bu konuşmaların ardından mikrofona gelen Lise 4 sınıfı öğrencimiz İzzet yaptığı konuşmada Saint Benoît gençliğinin Atatürk’e olan bağlılığını vurgulayarak, O’nun ilke ve inkılaplarının bekçisi olmaya söz verdiklerini dile getirdi.

Tören mikrofona gelen söz korosu ve okul solistlerinin şiir ve şarkılardan oluşan performansıyla son buldu.

Öğrenci ve veliler okul bahçesinden ayrılırken onları Atatürk’ün sevdiği şarkılar uğurladı.

X